30 Mart 2014 Pazar

“ZOR İNİŞ Mİ? O DA NE?”

Hava yolculuğu, artık tüm dünyada uzun yolculuklarda standart bir ulaşım yöntemi oldu. Eskiden özel bir olay gibi yaşanırken, sıradanlaşarak hayatın gündelik bir parçası haline geldi. Örneğin, personelini işe kendi uçağıyla götürüp getiren büyük şirketlere şaşırmıyoruz, ülke içinde gitmek istediğimiz her yer için önce uçuşlara bakıyoruz, uçuş promosyonlarını yakın takibimizde tutuyoruz! Gerçekten de son 10 yılda uçak yolculuğuna bakıştaki değişim hızı inanılmaz! Uçmak bu kadar gündelik bir alışkanlık haline gelip, bu kadar yaygınlaşınca, sokaktaki insanın aklına hayaline gelmeyecek noktalara uçuluyor! Mevzu, öyle "O alana iniş bir mucizeymiş, aslında inişe hiç uygun değilmiş" yorumlarının epeyce ötesinde... Bu sayfadaki fotoğrafların her biri gerçektir, yolu düşecek olanlara şimdiden "iyi inişler" dileriz... Gelin sıradışı havalimanlarını beraberce dolaşalım. Devasa jumbo jetlerin kıtalar ve ülkelerarası seferleri gündelik olarak uçtukları bazı havalimanlarını yakından gördüğünüzde şaşkınlık geçirebilirsiniz.

Princess Juliana Uluslararası Havalimanı - Karayipler 
Havacı olup da bu havalimanını duymamış olan yoktur. Her biri yüzlerce tonluk dev MD-11, B-747-400 gibi uçakların pilotları, sadece 2 bin 180 metrelik bu kısacık piste inebilmek için ciddi ölçüde ter döktükleri gibi, üzerinden yalnızca 10 ya da 20 metre yükseklikten geçtikleri plaj sakinlerine de sıcak egzos gazlarıyla ter döktürüyorlar. Bu sıra dışı ölçüde kısa pistte, gerekli durma mesafesini elde edebilmek ve pistin tam başına teker koyabilmek için denize değercesine piste yaklaşanuçaklar, inanılmaz görüntüler için poz verir gibiler!


Courchevel Havaalanı - Fransa
Fransız Alpleri' nin nefes kesen güzelliği içerisinde nefes kesen bir de ‘havaalanıı’ var. 525 metrelik ve yüzde 18.5 eğime sahip olan bir piste hangi çılgın iner ya da kalkar sizce? James Bond bunlardan biriydi. Sinemalarda "Yarın Asla Ölmez" adıyla oynayan "Tomorrow Never Dies" filminde yer alan ünlü İngiliz oyuncu Pierce Brosnan, açılış sahnesinde bu havaalanını kullandı. Sıra dışı eğimi, inişlerde uçakların hızını kesip durmalarına yardımcı olurken, kalkışlarda da yokuş aşağı koşan uçaklara yer çekiminin yardımıyla hız kazandırıyor. İlla ki tam bu noktaya iniş yapmak isteyen iflah olmaz bir kayak meraklısı veya söz konusu James Bond filminin yeni versiyonunda oynayacak bir sonraki jön değilseniz, bu havaalanının yaşatacağı inanılmaz heyecanı yaşamayacaksınız demektir. Sizin içn üzülürüz!



Funchal Havalimanı, Madeira - Portekiz
Devasa sütunları yalnızca eski Yunan ya da Roma harabelerinde görmeyi bekleyenler, bir daha düşünsünler. Bir zamanlar yüksek dağların eteğinde ve Atlantik Okyanusu'nun hemen kıyısında bulunan bu havalimanı, 1,400 metrelik pistiyle pilotların kabusu gibiydi. Madeira gibi turistik cennet olan bir adadaki havalimanının uluslararası olamayacağını tahmin etmek güç değil. Müthiş zorlu yaklaşma ve inişi, sonunda 2003 yılında Portekizli yetkilileri sıra dışı bir çözüm üretmeye ve mühendislik tarihine geçen bir uygulamaya itti. Pisti 400 m. gibi görece az bir ölçüde uzatabilmek için yaptıkları incelemenin ardından, denizi doldurmaktan daha kolay gördükleri çözüm, 70 metre boyunda tam 180 adet sütun dikip üzerine pist inşa etmek oldu. Sonunda da hem uzamış bir piste hem de inşaat sektörünün Oscar' ı sayılan Uluslararası Köprü ve Yapı Mühendisliği (IABSE) ödülüne kavuştular.


Sir Edmund Hillary Havaalanı, Lukla - Nepal 
Nepal, bir zamanlar hippi kuşağının Nirvana'ya "uçmak" için rağbet ettiği bir yerdi. Şimdi ise Everest Tepesi'ne tırmanmak için en uygun nokta ve bu yüzden dağcıların uğrak yeri. Ancak havaalanı, öyle herkesin uçmaya can atacağı türden bir havaalanı değil. Pistin bir başında granit kayadan, duvar gibi yükselen bir dağ, diğer başında ise 1.000 metrelik bir uçurum var. Kalkışta ise; havaalanının 2 bin 900 metre irtifada olması nedeniyle motorlar asla tam performans veremediğinden, ayrı bir kabus yaşanıyor. Bölgenin sakin ve rahat atmosferinde pistte günlük yürüyüşüne çıkmış insanların da sizi zamanında fark edip kaçması için dua etmelisiniz. Neden uçak üreticileri uçaklara korna takmaz ki, değil mi?



Toncontin Havalimanı, Tegucigalpa - Honduras 
Bir başkent için tuhaf bir isim değil mi ? Ama 1.850 metrelik bir pisti olan, hele pistin 02 başından yapılan inişlerde yalnızca ve yalnızca 1.637 metre durma mesafesi sunan bu havalimanının nasıl olup da "International Airport" olarak anılabildiği daha da tuhaf! Hele bir de iki başında bulunan tepeleri aşıp birden bire apartmanların arasına taş gibi "düşerek" iniş yapmak gerektiğini düşününce, Honduras'da işiniz olmadığına sevineceksiniz...



Hepsi bu mu? 
Elbette değil. Ama en ilginç ilk beşe yer verdik. Yoksa Yeni Zellanda'daki Wellington Havalimanı'nı, Londra'daki London City Havaalanını da sayabiliriz. Tabii sıra dışı olmadığı halde; hatta pist boyu, ILS imkanları ve altyapı teknolojisini incelediğinizde "işte mükemmel havalimanı budur" dediğiniz bazı alan ve limanların da pilotların kabusu olabildiğini duyduğunuzda hayret etmemek elde değil.
Sonuçta şunu unutmamak gerekiyor... 
Teknoloji ve yöntemler ne kadar gelişirse gelişsin, başarının anahtarını tutan eli asıl güçlendiren; insanın yetenekleri, bilgisi, eğitimi ve tabii biraz da içgüdüsü oluyor...

REKLAMLARA TIKLAMAYI UNUTMAYIN.





0 yorum:

Yorum Gönder