Havacılık kütüphanesi

Uçak nasıl uçar,uçak piston motorları,uçak jet motorları,uçak turboprob motorları,tepkime yardımı ile kalkış...

Nasıl havalı havacı olunur ?

Havacılığı seven ve havacı olmak isteyenlerin Nasıl Havacı Olunur? sorusu, isteklilerin eğitim ve yaş durumu dikkate alınarak dört ana başlıkta cevaplandırılabilir...

THK Universitesi

THK Universitesi tarihi...

Hava durumu

Yaşadığınız il hakkında hava tahminleri...

Sorularınızı bizimle paylaşın.

Soru ve görüşlerinizde müessemiz cevap verecektir.

30 Haziran 2014 Pazartesi

Mercedes Multibeam LED Teknolojisi




Mercedes Multibeam LED Teknolojisi Nedir?

Yıldız yeniliklere  sürdürmeye devam ediyor. Mercedes yeni 2015 CLS  Shooting Brake’nin ilk detaylarını paylaştı. Mercedes  mühendisleri tasarladığı yeni araçta şuana kadar kullanılmayan en iyi aydınlatma sistemi  hakkında bilgiler verdiler.  Sistem hakkında  ‘’ daha önce hiç olmadığı kadar iyi otomatik ve optimum aydınlatma sağlayacak’’ denildi. Mercedes Multibeam adı verilen sistem oldukça başarılı gözüküyor.
Sistem LED farlarla geliyor. Açıklamara göre,   far grubu saniyede 100 kere, kamera ve 4 kontrol ünitesi tarafından ayrı ayrı ayarlanan 24 LED farlara sahip. Sistem trafikte diğer sürücüleri rahatsız etmiyecek şekilde kendini en iyi şekilde far ayarını yapıyor ve bunu yaparkende optimum ayndınlatmadan ödün vermiyor.Mercedes’e göre sistem,  uzun farların diğer sürücüleri rahatsız etmeden sürekli kullanılmasına imkan verecek kadar iyi ayarlanmış.
Multibeam LED farlar ayrıca kameralar sayesinde yaklaşan tümsek ve çukurları önceden tanıyarak o kısımları daha önce aydınlatıyor. Navigasyon üzerinden yol bilgisi alan sistem virajlar için erkenden aydınlatma sağlıyor. Mercedes Ar-Ge müdürü Dr. Thomas Weber söylediğine göre ‘’Multibeam LED teknolojisiyle beraber artık farlar, değişen trafik kondisyonlarına çok daha hızlı, keskin ve doğru cevap verecekler. Sistem sunduğu performans ile sürücülerin pek çok yol kondisyonunu önceden fark etmesini sağlayacak.  Mercedes, kamera tabanlı viraj tanıma gibi teknolojileri de barındıran bu sistem ile otomobil endüstrisindeki gelişmelere öncülük yapan karakterini bir kez daha kanıtlamış oldu.’’   dedi.

Yakıtı koklayan motor hangi uçakta kullanılıyor?

Yakıtı koklayan motor hangi uçakta kullanılıyor?Uğur Cebeci’nin hazırladığı Kokpit’te bu hafta ekranlara Pratt&Whitney tarafından geliştirilen yeni nesil motor teknolojisi geliyor. İşte Pure Power teknolojisi!


23 Haziran 2014 Pazartesi

MERCEDES CLA 250 ÇOK VAHŞİ VE SERT İŞTE BU !

Yırtıcı,sert,vahşi ve hızlı !
BUDUR !!!

THY PİLOT EĞİTİM SİSTEMİNİ KÖKÜNDEN DEĞİŞTİRİYOR


Türk Hava Yolları pilot ihtiyacını karşılamak üzere kurduğu uçuş akademisinde köklü değişikliğe gidiyor. Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nden kiralanan Aydın Çıldır Havalimanı’na taşınan pilot akademisi, eğitimleri dünyaca ünlü FIT üniversitesi ile işbirliği yaparak gerçekleştirecek.
Türk Hava Yolları (THY), pilot eğitim üssü haline getireceği Aydın Çıldır Havalimanı’ndaki uçuş akademisinin eğitim sistemini kökünden değiştirme kararı aldı.

Yıllardır pilot eğitimi yaptırdığı Amerika’nın Florida eyaletindeki Florida Institute of Technology (FIT) Üniversitesi’nden memnun kalan THY yönetimi, Aydın’daki pilot okulunda aynı sistemi uygulamak için FIT ile anlaştı.

Anlaşma gereği Florida Institute of Technology Üniversitesi Havacılık Bölümü Dekanı Prof. Korhan Oyman başkanlığında 6 kişilik ilk ekip bugün Aydın’a geldi. Ekibin ilk incelemelerinin ardından diğer personelin de Aydın’a gelmesi bekleniyor.

Edinilen bilgiye göre Florida Institute of Technology Üniversitesi’nin eğitim programı birebir THY uçuş akademisinde uygulanacak.

THY’nin bu çalışma ile pilot eğitim sistemini güçlendirmeyi amaçladığı ve THY Uçuş Akademisi’ni özellikle Ortadoğu bölgesinin alternatifsiz tek uçuş akademisi haline getirmeyi düşündüğü kaydedildi.

İlk etapta pilotaj eğitimi için kullanılmaya başlanan okulun daha sonra kabin ve teknisyen eğitimi de vereceği belirtildi.


İKİ UÇAK HAVADA ÇARPIŞTI



Alman Hava Kuvvetleri'ne ait askeri uçak ile havada çarpışan küçük uçak düştü
Almanya'nın Kuzey Ren Vestfalya eyaletinin Sauerland  bölgesinde bir askeri uçak ile sivil bir uçağın çarpıştığı bildirildi. 

Alman Hava Kuvvetleri'nin sözcüsünün verdiği bilgiye göre, Hava Kuvvetleri'ne ait Eurofighter ile iki kişinin içinde bulunduğu sivil bir küçük uçak havada çarpıştı. 

Çarpışma sonucunda küçük uçağın düştüğü, askeri uçağın ise olay sırasında havada bulunan başka bir Eurofighter uçağı ile Köln yakınlarındaki  Nörvenich üssüne güvenli bir şekilde indiği ifade edildi. 

Learjet tipi küçük uçağın boş bir alana düştüğü, uçakta bulunan iki kişinin durumun henüz belli olmadığı kaydedildi. Uçağın düştüğü yerin yakınında  evlerin olduğu bildirildi. 

Hochsauerland itfaiyesinden yapılan açıklamada da küçük uçağın bulunduğu belirtilirken,  enkazın ateş aldığı, itfaiyenin yangını söndürmeye  çalıştığı belirtildi. 

İki uçağın havada neden çarpıştığının henüz belli olmadığı, küçük uçakta bulunan iki kişinin arandığı kaydedildi.

Uçak rotalarını kuşlar belirleyecek!



Uçak rotalarını kuşlar belirleyecek!Çevre Bakanlığı, inşaatı başlayan 3. Havalimanı için kuş gözlemi yapacak. İki yıl boyunca bilim insanları kuş göçlerini izleyecek. Yaklaşma ve kalkış için rotalar bu göçlere göre hazırlanacak.

 Uçak rotalarını kuşlar belirleyecek!
Çevre Bakanlığı, 3. Havalimanı inşaatı ve sonrasında doğanın korunması amacıyla harekete geçti. Öncelikli olarak bölgede kuş göçleri masaya yatırıldı. 9 bilim insanından oluşan kurul, 2 yıl boyunca bölgede gözlem gerçekleştirecek.

Buna göre kuşların göç haritası oluşturulacak. Yaklaşma ve kalkış rotaları ise bu haritalar göz önüne alınarak hazırlanacak. Kuşların uçuş yüksekliği, türleri, nerelere dağıldığı gibi bilgilerle böylelikle kuşların uçağa çarpma olasılığı en aza indirilecek.

TOHUMLAR TOPLANACAK

Bölgeye özgü olan tohumlar toplanacak. Bu türler farklı habitatlarla yaşatılarak yok olmasının önüne geçilecek. Çalışmalarda ilk olanak 90 bin kardelen,  6 bin zambak soğanı uygun yerlere taşındı.

HANGİ ÖNLEMLER ALINACAK

-       Taşınabilecek olan ağaçlar belirlendi. İnşaatla birlikte bu ağaçların önemli bölümü İstanbul’da farklı noktalara sökülerek götürülecek.

-       Biyolojik araştırma sürüyor. Yapılacak çeşitlilik tespiti ile endemik, nadir ve nesli tehlike altında olabilecek türler belirlenecek. Bazı bitki türleri başka habitatlara dağıtılacak.

-       Bölgede kuş radarları kurulacak. Yaklaşma ve kalkışta risklerin belirlenmesi ile doğal yollardan mücadele yapılacak.

KUŞ GÖÇ ROTASI 3. HAVALİMANI ÜZERİNDEN GEÇİYOR

Kuş göçünün rotası 3. Havalimanı üzerinden geçiyor!



Hava şartları mükemmel, görüş iyi, her şey yolundaydı!
Ancak kalkış esnasında uçağın 4 motorundan birine kuş çarptı.
Pilotlar için böyle bir kaza “kabus” ile eşdeğerdir.

Çünkü motordan kopan paller kaputu delerek kabine girebilir ya da kanattaki yakıt tanklarına zarar vererek yangın çıkarabilir, hatta uçağın düşmesine dahi sebep olabilir.

Havayolu taşımacılığı tarihinde bu şekilde ölümle sonuçlanmış kazalar vardır.

Amerikan Federal Havacılık Kurulu’nun (FAA) araştırmalarına göre,uçaklarda her 5 bin uçuştan 1’inde bir kuş çarpması vakasına rastlanmaktadır.

GERİ DÖNDÜ

O 17 Ekim günü THY uçağının pilotu olayın ciddiyetinin farkındaydı. Ve hiç tereddüt etmeden Atatürk Havalimanı Hava Trafik Kontrol kulesiyle irtibata geçerek geri dönüş izni istedi.

Prosedürün emrettiği şekilde Karadeniz açıklarında yakıtını boşaltan uçak, kısa süre içinde Atatürk Havalimanı’na geri döndü.

Uçak bakım için hangara çekildi. Yolcular THY’ye ait başka bir uçakla 17:30'da Washington’a gönderildi.

Kaza ucuz atlatılmış, kimilerine göre “Allah nazardan saklamıştı”.

Ancak bu tip çarpışma vakalarının dünyanın her yerinde olduğu gibi İstanbul’da da yeniden gerçekleşme ihtimali yok değil.

Neyse ki, Yeşilköy şehrin güneyinde.

İstanbul, göçmen kuşların geçiş güzergahı üzerinde bir şehir olsa da, kuşlar ilkbahar ve sonbahar göç sezonunda ağırlıklı olarak şehrin ormanlık ve sulak alanlarının bulunduğu kuzey kesimlerinden geçiyorlar.

O yüzden şehrin kuzeyine inşa edilecek bir havalimanı bu konuda Yeşilköy kadar şanslı olamayacak.

Ancak bazı “uzmanlar” bu yöndeki bilgileri birilerine doğru dürüst aktarmamış olacak ki, 3. havalimanı için şehrin kuzeyinde, göçmen kuşların göç güzergahının üzerinde bir nokta belirlendi.

Üstelik Atatürk Havalimanı’nı genişletme yoluna gitmek ya da yeni havalimanını yine güneydeki Silivri’de inşa etmek gibi bir seçenek varken!

Bu açıdan bakıldığında, 17 Ekim 2013 tarihinde gerçekleşen kaza, İstanbul’un kuzeyine 3. havalimanı yapmayı planlayanlar için ilk ciddi uyarı niteliğindeydi.

Göksel bir uyarı! İnananların gözünde “Allah nazardan saklarken ”belki de Türkiye’yi uyarmıştı!

Şimdi öyle bir uyarının yapamadığını benim tek başıma yapma imkan ve ihtimalim yok!

Ama kuşların göçünü epey zamandır izleyen bir kuş gözlemcisi olarak, İstanbul’un kuzeyine inşa edilecek bir havalimanının taşıdığı riskin boyutları konusunda sahip olduğum verileri ve gözlem notlarını aktarmamın herhalde bir sakıncası olmaz.

Elimde benim de bir üyesi olduğum İstanbul Kuş Gözlem Topluluğu’nun(İKGT) en son 2011’de yürüttüğü “İstanbul Boğazı Göçü” başlıklı çalışmasının sonuçlarını içeren bir rapor var.

KUŞ RAPORU

Bir kere, her şeyden önce İstanbul için bu tip çalışmalar çok önemli. Çünkü, her yıl yüz binlerce leylek ve yırtıcı kuş Afrika’daki kışlama alanları ile Avrupa’daki üreme alanları arasında mekik dokuyor. Kuşlar bu göçleri sırasında temel olarak 3 güzergah takip ediyorlar. Bunlardan biri Cebelitarık Boğazı, diğeri Tunus – Sicilya –İtalya güzergahı, bir diğeri de İstanbul Boğazı. Yapılan sayımlara göre, 1 km’lik dar deniz hattıyla İstanbul Boğazı, bir kıtadan diğerine çıkıp inen kuşların en yoğun şekilde takip ettikleri güzergah.

İKGT2011 yılının bahar aylarında yürüttüğü çalışması kapsamında, işte bu güzergahı inceleme altına aldı.

3 ay boyunca Boğaz’daki belirli noktalarda göç gözlemi ve sayımıgerçekleştiren İKGT üyelerinin gözleri 1 Mart -31 Mayıs tarihleri arasındaki günlerde toplam 622 saat İstanbul Boğazı semalarına çevrildi.

Bu gözlemler sırasında özellikle süzülerek uçan büyük kanatlı kuşlar gözlendi. Ve bu kategoriye giren 234 bin bireyin ilkbahar göçünde Anadolu yakasının kuzeyinden gelerek İstanbul Boğazı’nı geçtiği görüldü. KuşlarAvrupa yakasına ağırlıklı olarak Garipçe –Büyükdere bandından geçiş yapıyordu.

En yaygın görülen türler ise sırasıyla leylek, şahin, küçük orman kartalı, arı şahini, atmaca, karaleylek, yılan kartalı, kara çaylak, saz delicesi ve küçük kartaldı.

Tabii bu rakam sadece göç sezonunda gözlem yapılan 622 saati dikkate almaktaydı. Çalışmada bu nedenle aslında gerçek rakamın (300 bini leylek ve 150 bini yırtıcı olmak üzere) 450 binin altında olamayacağı belirtiliyordu.

Ayrıca havanın güzel olduğu günlerde termik akımları kullanarak gözle seçilemeyecek irtifalara yükselmiş olan kuşlar ile söz konusu bandın biraz dışından geçen kuşlar gözlem kapsamına girememişti.Üstelik bu rakamlara sayıları yine yüz binlerle ifade edilecek ötücü kuşlar dahil değildi. Şehrin kuzeyindeki çöplükleri mesken tutmuş martı vd. on binlerce kuş zaten kapsam dışıydı.

Bir başka deyişle, ilkbahar göç sezonunda İstanbul’un kuzeyindeki ormanlık bölgeleri ve sulak alanları takip ederek Avrupa içlerine, üreyecekleri alanlara doğru göç eden kuş sayısı muhtemelen 1 milyonun üzerindeydi.

Göç eden kuşların yoğunluğu şartlara göre gün ya da saat bazında değişiklik arz ediyordu. İKGT üyesi bazı gözlemci arkadaşlarımla birlikte Sarıyer Garipçe yakınlarındaki gözlem noktasından sadece 31 Mart 2012 günü12-14 bin küçük orman kartalının, 3 bin civarında leylek ve bir o kadar da şahin, atmaca, delice gibi türlerle geçiş yaptığına tanık olmuştuk.

Göçmen kuşlar ağırlıklı olarak Riva sulak alanı – Beykoz tepeleri üzerinden geliyor ve Garipçe – Demirciköy – Uskumruköy–Durusu hattını takip ederek Avrupa’ya çıkıyorlar.(Bu göç sonbahar döneminde tersine dönüyor ve kuşlar Boğaz’ı bu kez bu hattın biraz altından kat ediyorlar.)

Yani kuşlar 3.  Köprü, Kuzey Marmara Otoyolu ve 3. havalimanının planlandığı güzergahı kullanıyorlardı. Yani kuşlar uzmanlarımızın mükemmel (!) seçimleri ile belirledikleri “yolumuza” çıkıyorlar.

Bizler kamulaştırma bedeli bu şekilde daha “ucuz” oluyor diye, şehrin kuzeyindeki ormanları ve bu ormanlarda yer alan milyonlar ağacı, canlıyı ve su havzalarımızı bir kalemde harcayalım!

Peki ya bu “ucuzluğun” yarın öbür gün insan hayatı gibi bir “pahası” olabileceği aklımıza geliyor mu, geldi mi?

Ya bir gün kucağımızda “hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır” dilemek zorunda kalacağımız uçak kazaları bulursak ne olacak?

“Kader” mi, diyeceğiz timsah gözyaşları içinde?

“Takdir-i ilahi, bu tip kazalar dünyanın her yerinde oluyor” mu, diyeceğiz?

Oysa yukarıda da belirttiğim gibi, 17 Ekim günüo “takdir” bizleri uyarmak yönünde olmuştu. Üstelik de olabilecekler sadece “bir depo benzine”bu kez bizim “takdirlerimize” sunulmuştu!

Peki yarın öbür gün 3. havalimanı için yanlış yer seçiminden ötürü meydana gelebilecek bu tip bir kaza sonucunda bir kişinin bile burnu kanarsa, kim verecek bunun hesabını?

Bu projelere onay ve destek veren uzmanlarımız (!), kankalarımız mı?

Kredi veren bankalarımız mı?

Kim?

Bakın, 15 Ocak 2009’da Kuzey Carolina’ya gitmek üzere New York’un LaGuardia Havalimanı’ndan havalanan US Airways’e ait Airbus A 320 tipi yolcu uçağı da kuşlara çarpmıştı. 15 bin saatlik uçuş deneyimi olan ikinci pilotun bu çarpışma öncesinde aslında kaz sürüsünü fark ederek, “ne mükemmel bir V-uçuşu değil mi?” dediği anlatılır. Uçak çarpışma ile irtifa kaybedip sulara gömülmeden az önce!

Sizce bizim “kuş beyinli” (!) dostlarımız, binlerce yıldır takip ettikleri göç rotaları üzerinde yeni bir havalimanı ve bu havalimanından peşi sıra havalanan uçaklar gördüklerinde, “ne mükemmel bir uçuş,ne mükemmel bir U-dönüşü” demeleri mümkün mü?

Kuşlar, pilotların da fark ettiği gibi, mükemmel bir seyir izliyor olabilirler. Onların bu seyri geliştirip mükemmelleştirmeleri binlerce yıllarını aldı.

Şaşırtıcı olan, biz insanların on binlerce yıllık“tekamül” sonrası geldiğimiz nokta.Ve o noktada aldığımız kararlar, yaptığımız tercihler.

Ama tabii arkadaşlarımıza gerekli talimatı vererek, ormanları kökünden kazıyıp atmak ve sulak alanları hızla doldurmak suretiyle, kuşların ayaklarını buradan kesecek önlemler (!) alma noktasında, çok başarılı (!) da olabiliriz. Kuşların nesillerini yok etme noktasında “gereken neyse” yaparız!

Bizde “önlem” ve “gereken neyse” deyince anlaşılan budur çünkü!

Belli ki, ne bilimsel ne de ilahi uyarıların duyulabildiği bir “Vicdansızlık Çağı”nı idrak ediyoruz. Alacağımız “önlemler” ile inşa edeceğimiz ormansız, hayvansız, susuz ve cansız İstanbul’umuz tüm insanlık alemine hayırlı olsun!

National Geographic THY'ye belgesel çekecek



National Geographic THY'ye belgesel çekecekNational Geographic Channel Turkey ve Türk Hava Yolları bugün, hava yolunun günlük çalışmasının ilk kez kameralara açılacağını bir prodüksiyona başlayacaklarını duyurdu.

 National Geographic THY'ye belgesel çekecek
Bu işbirliği Türk Hava Yolları'nın transfer merkezinin arkasında yatan yoğun operasyonu izleyicilerle buluşturmak için NGC ve Türk Hava Yolları gibi iki şirketi bir araya getirdi. 

Çalışmalarına yakın zamanda başlanacak olan yapım dünyada en fazla ülkeye uçuş sağlayan ve Skytrax Passenger Choice Ödülleri tarafından son üç yıldır Avrupa'nın en iyi havayolu şirketi ilan edilen Türk Hava Yolları'nın günlük operasyonunun perde arkasını mercek altına alacak.

Program önümüzdeki sonbahar aylarında National Geographic Channel ve Nat Geo People'da izleyici ile buluşacak.

Ekim 2014'te tüm dünyadan gerçek insan hikayeleri üzerine odaklanan Nat Geo People'da kanalında, Kasım 2014'te ise National Geographic Channel'da ekrana gelecek.   

Program, her gün yüzlerce uçağı güvenli bir şekilde havalandırmak ve dünyanın her yerine milyonlarca yolcu taşımak için ortaya konulan çalışmayı gözler önüne seriyor.

İzleyiciler, gerek havada gerekse pistte birçok yolcuya hizmet vermenin getirdiği oldukça karmaşık bir trafiğe tanıklık edecek.

NGC, check-in kontuarından varışlara, kabin görevlilerinden gecikmelerin garanti olduğu bir dünyada vardiyalarla ilgilenen ekibe, pist görevlilerinden kayıp bagaj 'dedektiflerine' kadar THY'nin operasyonuna 360 derecelik bir bakış sunuyor.

Program, sistemin sorunsuz işlemesini sağlayan Türk Hava Yolları çalışanlarının karşılaştıkları zorluklarla takım hâlinde ve nasıl başa çıktıklarının perde arkasını gözler önüne serecek. 

Program, Istanbul Atatürk Havalimanı'nda geçen bir hafta sonunu konu alacak.

İzleyiciler tüm olan bitenin Nat Geo kameraları önünde gerçek zamanlı olarak yaşandığı programda karakterlerin olağandışı hayatlarına yakından tanık olacak. 

Atatürk Havalimanı yolcu sayısında rekor kırdı!



Atatürk Havalimanı yolcu sayısında rekor kırdı!Bir önceki rekoru 20 Haziran'da kıran Atatürk Havalimanı, 22 Haziran'da ise yolcu rekoru kırdı. İşte yeni rakamlar..

Atatürk Havalimanı bu kez yolcu sayısında en yüksek sayıya ulaştı. Atatürk Havalimanı 22 Haziran Pazar günü  150.317 yolcu ile tüm zamanların rekorunu kırdı.Pazar günü 150.317 yolcu ve 1298 uçağa hizmet veren Atatürk Havalimanı her hafta rekor tazeliyor.

Türkiye genelinde ise diğer havalimanlarında da rekorlar geldi. İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı günlük yolcu sayısında 2014 yılının en yüksek rakamına  ulaştı. Buna göre 22 Haziran tarihinde İstanbul Sabiha Gökçen’den toplam 80.817 yolcu giriş ve çıkış yaptı. Antalya Havalimanı ise 21 Haziran Cumartesi tarihinde ise  971 uçak ve 169.122 yolcuya hizmet vererek tarihi rekorunu kırdı.

Fly Your Ideas yarışması hayal gücünü sınıyor!



Fly Your Ideas yarışması hayal gücünü sınıyor!Airbus, bu yıl dördüncüsü düzenlenecek olan yarışması ile öğrencilerin hayal güçlerinin gelişmesine katkı sağlarken bugünün hava yolculuğu ile ilgili normları yeniden keşfediyor.

 Fly Your Ideas yarışması hayal gücünü sınıyor!
Airbus’ın, 2012 yılından bu yana UNESCO tarafından desteklenen ve iki senede bir gerçekleştirdiği ‘Fly Your Ideas/Fikirlerinizi Uçurun’ yarışması, öğrencilere, havacılık uzmanlarından oluşan bir ekip ile birlikte çalışarak gerçek dünya sorunları üzerine bir araştırma ortaya koyacakları eşsiz bir fırsat sunuyor. Yarışma, öğrencileri son derece rekabetçi iş piyasasına hazırlarken aynı zamanda olağanüstü bir öğrenme ortamında yaratıcılıklarını ortaya koymaları için onlara büyük bir şans sunuyor. Her milliyetten ve cinsiyetten, mühendislikten pazarlamaya, bilimden tasarıma tüm öğrenciler yarışmaya katılabiliyor.

Airbus Mühendislikten Sorumlu Başkan Yardımcısı ve Fly Your Ideas Yarışması Başkanı Charles Champion, “Yenilik, Airbus’ın temel felsefesidir. Bu güçlü ve öncü ruhu, Airbus’ı lider uçak üreticisi yaptı. Airbus çalışanları, daima uçmanın daha iyi yollarını arama arzusundadır. Bu sebeple bu yılki ‘Fly Your Ideas/Fikirlerinizi Uçurun’ yarışması tamamen bu tutkuyu aşılamayı amaçlamaktadır. Dünyayı daha iyi bir yer haline getirme vizyonuna sahip her öğrenci bu yarışmaya katılabilir. Biz, yeniliği işimize aktarmayı çok iyi biliyoruz ve bu sebeple bunu destekleyecek her fikri çok ciddiye alıyoruz.”

Son yarışma, yaklaşık 100 ülkeden 600’ün üzerinde üniversiteyi temsil eden 11,000’in üzerinde öğrenci başvurusu ile önceki yarışmaların başarılarını pekiştirdi. Yarışmanın kazananı, Sao Paulo Brezilya Üniversitesi'nden beş tasarım öğrencisinden oluşan Levar Takımı, bagaj yükleme ve boşaltma sürecinde havaalanı bagaj işleyicilerinin iş yükünü azaltmak amacıyla hava hokeyi masasından ilham alarak inovatif hava yastığı çözümü geliştirdi.

Fly Your Ideas / Fikirlerinizi Uçurun 2015 için kayıtlar Haziran 2014’de başlıyor ve fikirler Eylül ayından itibaren teslim edilebilir. Öğrenciler, 3 ile 5 arasında üyeden oluşan takımlarını www.airbus-fyi.com adresine üye olarak kayıt ettirmelidir. Katılımcılar yarışma süresince fikirlerini geliştirmek için Airbus profesyonelleri ile çalışma imkanına sahip olacak. Yarışma sonuna kazanan takım 30 bin Euro ödülün sahibi olacak.

Dünyada prestijli üniversiteler ve çeşitli ortaklıklar ile kayda geçen yaklaşık 500 patent ile, Airbus lider uçak üreticisi ve küresel bir yenilik katalizörüdür. Airbus, yenilik fikriyle desteklenen tüm işbirliklerine açık bir zihniyete sahip olup, bunun, iş performansı ve hava yolculuğunda parlak bir gelecek için anahtar nokta olduğuna inanır.

YAKIT NEDEN ÇOK ÖNEMLİ?

Son 40 yılda havacılık sektörü, yakıt tüketimi ve karbon salımında %70’in üzerinde, NOx emisyonlarında %90’a ve gürültü salımında %75’ kadar azalma göstermiştir. Bu, uçak ve operasyonel iyileştirmeler ve yenilik yoluyla elde edilmiştir.

Aynı zamanda uçmak, 70’li yıllara göre %60 ucuzladı.

Dünya çapında 58 milyon iş, havacılık tarafından desteklenmektedir.

Her yıl 51.7 milyon ton yük taşınmaktadır.

2013 yılında 3,1 milyar yolcu uçmuştur.

2026 yılına kadar havacılığın dünya GSYH’na 1 trilyon $ katkı sağlayacağı tahmin ediliyor.

‘Hayal Edince’ böyle çekildi!



‘Hayal Edince’ böyle çekildi!Türk Hava Yolları’nın reklam filmi ‘Hayal Edince’nin mesajı o kadar güçlüydü ki yabancı bir dile çevirmeye gerek kalmadan insanın kalbine söylenmesi gerekeni doğrudan veriyordu.

 ‘Hayal Edince’ böyle çekildi!
Reklam filmi hangi şartlarda çekildi? Ne kadar yol gidildi. Bazen kar-kış, bazen de rüzgârsızlık çekimleri nasıl etkiledi? Kamera arkasını seyretmeye hazır mısınız?

KAMERA ARKASI GÖRÜNTÜLER İÇİN TIKLAYIN :    http://vimeo.com/93024297

21 Haziran 2014 Cumartesi

Uçağın pilotu bayıldı, bakın arkadaşı ne yaptı?


Uçağın pilotu bayıldı, bakın arkadaşı ne yaptı?Pilotun bir an baygınlık geçirmiş gibi yapınca, arkadaşı korkudan krize girdi. Pilotun arkadaşına yaptığı şaka izleyenleri gülme krizine soktu.
 Uçağın pilotu bayıldı, bakın arkadaşı ne yaptı?
Uçağa binen genç, pilotun bayıldığını görünce çılgına döndü. Pilot uçuş esnasında baygınlık geçirmiş gibi yapınca arkadaşının çığlıklar içinde bağırması sosyal medyayı kırdı geçirdi.

20 Haziran 2014 Cuma

OMÜ PİLOTAJ EĞİTİMİNE BÜYÜK ÖNEM VERİYOR



Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Akan, Havacılık ve Uzay Teknolojileri Uygulama Araştırma Merkezi’nden (UZAYTEM) ilk pilot mezunlarını verdiğini belirterek, hedeflerinin uluslararası pilot yetiştirmek olduğunu söyledi

OMÜ Konukevi’nde düzenlenen toplantıda Rektör Prof. Dr. Hüseyin Akan, 6 yıllık çalışması hakkında basın mensuplarını bilgilendirdi. Toplantıya Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, Prof.Dr. Mahmut Aydın, Prof.Dr. Halis Ölmez, UZAYTEM Müdürü Prof.Dr. Ferşat Kolbakır, öğretim üyeleri ve basın mensubu katıldı.

OMÜ’nün Samsun’un ve Türkiye’nin üniversitesi olduğunu belirten Prof.Dr. Hüseyin Akan, “Üniversite son 6 yılda görünür ilerlemeler kaydetti. Üniversitemiz her türlü yeniliğe ve teklife açıktır. Fakülte sayımız 9’dan 17’ye, meslek yüksekokulu sayımız ise 8’den 11’e ulaştı. Çok sayıda okul binası, laboratuvar, merkez, atölye, sosyal tesis ve alt yapı çalışması tamamlandı. Kapalı alan olarak son 6 yılda yüzde 50 olarak arttı. Öğrenci sayısı olarak da 2 kattan fazla arttı. 2011 - 2012 sezonunda 36 bin öğrencimiz vardı. 2013 - 2014 yılında 45 binin üzerinde öğrencimiz vardı. Önümüzdeki sezonda tahmin ediyorum 48 bin ile 50 bin arasında olacak” dedi.

OMÜ’nün köklü bir üniversite olduğunu ifade eden Akan, “40 yaşına yaklaşıyoruz ve bizim lisansüstü eğitim öğrenci sayımızın artması gerekir. Yani OMÜ’nün Türkiye’nin çok ihtiyacı olan doktoralı eleman sayısının arttırılmasına ciddi katkı vermesi gerekir. Bu nedenle 2008 yılında bin 200 civarında lisansüstü ya da yüksek lisans eğitim öğrencisi varken, 2013 - 2014 yılında bu sayı 3 bin 800’lere yaklaştı. Yine doktora öğrencisi sayısı 400 iken, 850’ye yaklaştı. Böylece bizim ilk hedefimiz olan lisansüstü eğitim öğrenci oranının yüzde 10’a ulaştırmayı başardık. Şuanda 45 bin öğrencimiz var. Bunun 4 bin 650’si lisansüstü eğitim öğrencisidir. Üniversite daha da kökleştikte bu sayı daha da artacaktır” diye konuştu.

"AMACIMIZ ULUSLARARASI UÇUŞLARI YAPABİLECEK PİLOT YETİŞTİRMEK"

OMÜ Ballıca Kampüsü’nde ilk pilot mezunlarının verildiğini belirten Akan, “Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi, Sivil Havacılık Yüksekokulu ve Uzay Teknoloji Araştırma Merkezi birlikte yer alıyor. Uzay Teknoloji Araştırma Merkezi altında uçuş okulumuz var. İlk pilotlarını mezun etti. Burada 4 tane kendimize ait ve 3 tane de emanet olmak üzere toplam 7 tane uçağımız var. Bu uçaklarla pilot eğitimleri devam ediyor. Amacımız 4 kademede olan pilot diplomalarının en son kademesini de verip, uluslararası uçuşları yapabilecek pilot yetiştirmektir. Onun da önümüzdeki seneler içerisinde izinlerini alıp, o eğitimlere de başlayacağız” şeklinde konuştu.

UZEM TÜRKİYE’NİN EN İYİ MERKEZİ

OMÜ Uzaktan Eğitim Merkezi’nin (UZEM) Türkiye’nin en güçlü merkezlerinden birine sahip olduğunun altını çizen Akan, “İddia ediyorum merkezimiz Türkiye’nin en iyi uzaktan eğitim merkezidir. Kendi kazancı ile kendisine uzaktan eğitim ve yanına da enstitüler binası yapıyoruz. Çok modern bir bina olacak. Bugüne kadar 10 bin lisans tamamlama diplomalı mezun verdik. 10 bin sertifika eğitimi yaptık. Şu anda ön lisans, lisans tamamlama ve yüksek lisans olarak 2 bin öğrencimiz uzaktan eğitim merkezi aracılığı ile Türkiye’de eğitim almaktadır. Uzaktan Eğitim Merkezimiz Türkiye’nin hiçbir üniversitesinin başaramadığı yabancı öğrenci sınavını yapıyor. Bu sene 20 ülke ile 33 merkezde 5 bine yakın öğrenci sınava girdi ve 5 dilde yapıldı” açıklamasında bulundu.

HEDEFİMİZ ULUSLARARASI BİR ÜNİVERSİTE OLMAK

Bugün OMÜ’de 80 milletten bin 400 uluslararası öğrencinin öğrenim gördüğünü belirten Akan şu bilgileri verdi: “Uluslararası anlaşma yapılan ülke sayımız 150’ye ulaşmıştır. Uluslararası eğitim anlaşmaları, Erasmus, Mevlana gibi yurt dışı değişim programlarıyla ülkemize yurt dışından gelen öğrencilerin yanı sıra, üniversitemizden de yurt dışına öğrenci ve akademik idari personel göndermekteyiz. Özellikle Mevlana Değişim Programı çerçevesinde 23 ülkeyle yaptığımız 57 protokol anlaşmasıyla, en fazla Mevlana anlaşması yapan üniversiteyiz. Üniversitemizde de 10’un üzerinde uluslararası öğretim elamanımız bulunmaktadır. 2012 yılından bu yana da öğretim üyelerimizi İngilizce bilgi düzeylerinin artırılması amacıyla 1 ay süreyle İngiltere’ye gönderiyoruz. Önümüzdeki sezon da bin 800 ile 2 bin arasında uluslararası öğrencimiz olacağını tahmin ediyorum. Sağlık Uygulama Araştırma Hastanesi’nde hasta başvuru sayıları 2008 yılında 48 bin iken, geçen sene 600 bine yaklaştı. Yüzde 50 oranında artmış oldu. Bu sene tahmin ediyorum ki 600 binin üzerine çıkacağız. Ameliyat sayılarında da artış gösterdi. Birçok servis ve polikliniğimiz yenilendi. Çok modern bir ameliyathanelerimiz yapıldı. Hastane yatırımlarına Kalkınma Bakanlığı çok fazla destek vermiyor. Burada biraz kendi imkanlarımızı zorluyoruz.”

Rektör Akan’ın konuşmasının ardından OMÜ Kurupelit Kampüsü içersindeki Öğrenci Yaşam Merkezi ve Karadeniz İleri Teknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi (KİTAM) ziyaret edildi. OMÜ Rektörü bu merkezleri basın mensuplarına tanıttı. Daha sonra OMÜ Ballıca Kampüsü’nde bulunan Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi, Sivil Havacılık Yüksekokulu ve Uzay Teknoloji Araştırma Merkezi basın mensuplarına gezdirildi. Burada basın mensupları OMÜ’ye ait eğitim uçakları ile gezdirildi. 

THY YENİ UYGULAMASINI TANITTI



Türk Hava Yolları, akıllı telefonlar için tasarladığı yeni 'Havalimanı Servisim' uygulamasını tanıttı. Uygulama sayesinde yurt içi havalimanlarından şehir merkezlerine düzenlenen servislerin güzergahları, hareket saatleri ve duraklarına air bilgiler yer alıyor. İşte uygulamanın detayları...
Türk Hava Yolları tarafından geliştirilen Havalimanı Servisim uygulaması, yurt içindeki havalimanlarına giden ve havalimanlarından gelen güncel servis hatları bilgisini içeriyor.

Havalimanı'ndan şehre ya da şehirden havalimanına, gidilmek istenen noktalar seçilerek, tüm ulaşım bilgilerine ulaşılabilecek.

Kullanıcılar Havalimanı Servisim uygulamasıyla tüm servis hatlarını, güzergahları, kendilerine en yakın durağı ve kalkış saatlerini görebilecek.

Uygulamada şu anda Adana, Adıyaman, Ağrı, Ankara, Antalya, Bingöl, Bodrum, Çorlu, Dalaman, Denizli, Elazığ, Erzurum, Gaziantep, Hatay, Hopa, Iğdır, Isparta, İstanbul Atatürk Havalimanı ve İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı, İzmir, Kars, Kastamonu, Konya, Merzifon, Muş, Nevşehir, Samsun, Sinop, Sivas, Şanlıurfa ve Trabzon şehirlerine ait bilgiler mevcut.

Orhan Bahtiyar’ın yeni romanı Vecihi Hürkuş’u anlatıyor



Türk havacılık tarihinin en önemli isimlerinden biri olan Vecihi Hürkuş’un hayatı, roman oldu. Yazar Orhan Bahtiyar, bir çok ilke imza atan Hürkuş’u farklı bir bakış açısıyla anlatıyor. Gece Tayyarede Açıkta adıyla çıkan eser Aya Kitap tarafından yayınlandı.
Orhan Bahtiyar’ın yeni romanı Vecihi Hürkuş’u anlatıyor

 Orhan Bahtiyar’ın yeni romanı Vecihi Hürkuş’u anlatıyor
1.Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı'nın tüm yıkıcılığıyla sarmalanan Anadolu toprakları, adı bilinmeyen sayısız kahramanla dolup taşsa da, içlerinden biri vardır ki, imkânsızı başarmayı kafasına koymuştur.

Ülkenin iki elin parmaklarını geçmeyecek sayıdaki tayyarelerinden birini kullanacak ve vatan savunmasında düşmanlara kök söktürecektir, hem de teknolojik yönden üstün son model tayyarelere karşın neredeyse bir hurdayla uçarak yapacaktır bunu.

Azimli bir Türk pilotu olan Vecihi Hürkuş bu imkânsız dileğini gerçekleştirir; daha pek çok imkânsız şeyi de… An gelir, düşmanların hem korku hem de saygıyla andığı bir lakaba da sahip olur: Kara Tehlike.

İşte Gece Tayyarede Açıkta Vecihi Hürkuş'un, namı diğer Kara Tehlike'nin romanıdır; daha doğrusu, onun hayatındaki en tehlikeli, en akıl almaz, en zorlu yedi yıllık dönemin yarı belgesel içerikteki aktarımı… İnanılmaz kahramanlıklar kadar, uzun süren bir esaretin de yer bulduğu bir destan…

Böyle bir destan, Vecihi Hürkuş'un hayatına en çok vakıf olan isimlerden Orhan Bahtiyar'ın kaleminden sevenleriyle buluşuyor.

Türk pilotlar yabancı havayolu şirketlerinde uçacak!


Türk pilotlar yabancı havayolu şirketlerinde uçacak!Türk Hava Kurumu (THK) Başkanı Osman Yıldırım, “Türkiye’nin 2020 yılına kadar her yıl 800 pilota ihtiyacı var. Bu rakam çok ciddi bir rakam” diye konuştu

 Türk pilotlar yabancı havayolu şirketlerinde uçacak!
Havayolu şirketlerinin her yıl yeni uçaklar aldığı belirten Osman Yıldırım, şöyle konuştu:
“THK 3 uçuş okulu  ve THK Üniversitesi’nin havacılık bölümünde pilotaj eğitimleri veriyor. THK’nın uçuş okullarında dünya standartlarında her yıl 300 civarında pilot  yetiştiriliyor. Ülkemizde çok fazla yabancı pilot çalışıyor. Zamanı gelince Türk  pilotlar da yabancı havayolu şirketlerinde uçacak.”

Türkiye’de havacılık neden gelişmiyor?



Türkiye’de havacılık neden gelişmiyor?Hezarfen Havaalanı’nın havacılık delilerinden Fikret Yeşilçay uçak, uçmak, gökyüzü duyduğu an hayatı değişir. Ama Türkiye’de havacılık hele de hobi düzeyinde yapmak oldukça zor. İşte kendi kaleminden bir havacının samimi itirafları…

 Türkiye’de havacılık neden gelişmiyor?
1995 yılında ılık bir Sonbahar akşamı Akmerkez'de dolasırken bir dükanın önünde durdum eşimle. ‘Mustang Hobbies’ Yaziyordu tabelada. Tavanda uçaklar, raflarda binlerce ne idüğü belirsiz malzeme...

Eşime, "Ben şunlara bi bakıp çıkıcağım" dedim... Baktım. Elimde bir dünya kutuyla dükkandan çıktım.. Ama işin içinden çıkamadım :-)

Yıllarca modelcilikle uğraştım. Hava Harp Okulu dâhil birçok etkinlikte uçtum. Bir sürü uçak kırdım. Neredeyse her hafta meydana gelen TV ekiplerine röportaj verip model uçakları anlattım.

İŞLER TERSİNE DÖNDÜ

Fakat 11 yıl önce PPL lisansı aldığımda bir tarafım fena kalktı. Demek ki o potansiyel varmış bu yerimde de benim haberim yokmuş :-) Pilot olmuştum! Gerçek uçaklarla uçan, havalı, kasıntılı, gıcık bi herif :-)

Kolay değildi bu memlekette pilot olmak! 4809 kişiden biriydim 80 milyon insan içinde...

Bir havalar bir tafralar, sorma... Mahallede bakkaldan berbere kadar herkes benim pilot olduğumu öğrendi tabii:-)

Nasıl öğrenmesinler? Konu ne olursa olsun, Ben kısa sürede mevzuyu havacılığa döndüp nasıl uçtuğumu saatlerce anlatıyordum. Anlatırken uçuşun her aşamasını yeniden yaşıyordum.

THY' de uçan Airbus kaptanı edalarında komşuya "Günaydın sayın komşum. Uçağımıza... pardon, asansörümüze hoşgeldiniz. Kabin ekibim ve ben garaja kadar size eşlik edeceğiz " diyecek hale geldim neredeyse…

Fakat heyhaattt! Yıllar geçti, Memlekette havacılık ilerlemeyi bırak, geriledi. Lisans aldıktan sonra bir sure Cessna 172 - Katana kiralayıp arkadaslarımla doyasıya uçtum.

Çok mutluydum. Herkes uçsun istiyordum. Hele ki ilk uçuşunu benimle yapan biri olduğunda yanımda, sevinçten bayılacak hale geliyordum...

VE MEMLEKETİMİZDE HAVACILIĞIN GERÇEKLERİ

Fakat işler tersine dönmeye başladı sinsice. İşletme maliyetlerinin arttığı ve okulun elinde bir adet, yani rakamla ‘1’ adet  uçak kaldığı gerekçesiyle bize uçak vermez oldular...

"Hafta sonları kiralar uçarız, 4 kişi birleşip uçak bilem alırız", hayalleri böylece suya düştü. Ben de suya düştüm derken, altımda bi tekne varmış meğer :-)

Bir anda karar verip, uçağa ayırdığım bütçeyle tekne aldım. Böylece denizcilik hayallerim canlanmaya başladı. Çocukluk yıllarım denizde geçmişti. İşi az çok biliyordum. Ama yine de Amatör Denizci Lisansı’mı aldım. Açık denizlere çıkmak için gerekliydi. Bir heves, ‘Yacht Kaptanı’ da oldum. Artık bana ait teknem de vardı. Kimseye hafta sonu bana ‘Uçak... pardon tekne versene hocam!’ diye yalvarmayacaktım.. Hiç kimseden izin almak, plan çekmek, otoritenin kahrına katlanmak zorunda da değildim...

BU İŞİN HAVASI-DENİZİ YOK!

Ama o ne? İnanamıyorum? Denizde de benzer engeller, maliyetler, "Yolunacak kaz geldi" tripleri, özetle orasi da aynı b.k... Bundan önceki teknemi, küfürler ederek sattım. Boştaydım. Bomboş…

Hobisiz bir hayat bana gore değildi. Pazarları evde inek gibi yatmak veya binlerce angutun dip-dipe gezdiği yerlere takılmak da bana göre değildi.

Ne yapayım? Bari şu duvarda 6-7 senedir duran uçaklarımın tozunu alayım… Bir elden geçirip oyalanayım dedim kendime...

İndirdim duvardan. Ve o ilk temas anı! O kıpraşan enerji... Kalbim, o kaynayan sudaki yumurtanın cezve çeperlerine tık tık vuruşu gibi...

O cazibe... O ihtişam... Eski bir sevgiliyi mehtapta yeniden görmek gibi... Aşık olduğun, ama seni bırakıp o ayıya koşan kadını yıllar sonra yakalamak gibi :)

ESKİ DÜKKÂNA DÖNÜŞ

Daha nasıl anlatayım bilmiyorum? Ve sonunda Model pistinde buldum kendimi...

Havacılığa ilk başladığım yerdeyim şimdi. Sizleri tanıdım. Yeni dostlar edindim. İnanılmaz güzellikte zamanlar geciriyorum sizlerle. Çok eğleniyorum. Keyif alıyorum hayattan... İyi ki o uçakları duvarda bırakmamışım ve iyi ki sizleri tanımışım.

Sevgili Kanatlı kardeşlerim . Hepinizi seviyorum hem de kooocaman...

Not: Bu güzel paylaşım için Fikret Yeşilçay'a çok teşekkür ediyoruz. Umarız bir gün modelcilik hobisi de havacılık ve denizcilik gibi bürokratik zorluklar nedeniyle sıkıntılı günler yaşamaz…

Kol uçuşunda kuşları taklit edecekler!


Kol uçuşunda kuşları taklit edecekler!
Göçmen kuşlar neden V harfi şeklinde uçar? Boeing’in araştırması, kol uçuşları ile yakıt tasarrufu sağlanabileceğini ortaya koyuyor!

 Kol uçuşunda kuşları taklit edecekler!
Uğur Cebeci’nin hazırladığı Kokpit programında bu hafta doğayı taklit eden teknolojiler anlatılıyor. Boeing’in yaptığı araştırmaya göre göçmen kuşlar gibi uzun menzilli uçuşlarda özel formasyonun kullanılmasıyla yakıt tasarrufu sağlanabilecek.


18 Haziran 2014 Çarşamba

Sanal Kokpit yeni F-16 simülatörünü Bursa'da tanıttı!


Sanal Kokpit yeni F-16 simülatörünü Bursa'da tanıttı!Bursa'da Yunuseli Havaalanı'nda geçtiğimiz hafta sonu düzenlenen Işıklar Hava Şenliği’nde Sanal Kokpit tarafından geliştirilen simülatörle tanıştı. Simülatörü Türk Hava Kuvvetleri'nin F-16 pilotları da test etti!

 Sanal Kokpit yeni F-16 simülatörünü Bursa'da tanıttı!
Sanal Kokpit, üretimini kendi yaptığı Boeing 737NG ve Cessna 172’den sonra askeri havacılığa da el attı. Falcon ve Lock On kullanıcıları için halen Türk Hava Kuvvetleri'nin de ana gücünü oluşturan F-16 uçağının simülatörü imal edildi. Bu simülatörün halka açık ilk testi ise Bursa Işıklar Askeri Hava Lisesi'nin şenliğinde gerçekleştirildi.

Gökyüzünde SOLOTÜRK uçarken, Sanal Kokpit'in F-16 simülatörü, Türk Hava Kuvvetleri'nde görev yapan gerçek F-16 pilotları tarafından test edildi. Şenliğe gelen Bursa Valisi de F-16 simülatörü ile keyifli dakikalar geçirdi.

17 Haziran 2014 Salı

THK İZMİR-SELÇUK T-67 İLK YALNIZ UÇUŞ
BAŞARILI...


En Büyük Dizaynlar Uçak Gemisi ve Gemide Yaşam


Mükemmel dizaynlar..UÇAK GEMİLERİ

JET MOTORU NASIL ÇALIŞIR ?

Jet motoru nasıl çalışır... ?

İTÜ model uyduda dünya birincisi oldu



İTÜ model uyduda dünya birincisi olduİTÜ ARISAT Model Uydu Takımı, Amerika’da düzenlenen “CanSat Competition”da Dünya Birincisi oldu.

 İTÜ model uyduda dünya birincisi oldu
Farklı ülkelerden 59 takımın yer aldığı yarışmada, bu yıl kendi enerjisini kendi üretebilen uydular yarıştı. İTÜ, 2011 ve 2012’de de yarışmadan birincilikle dönmüştü.

CanSat Competition, Amerika Astronomi Topluluğu (AAS), Amerika Havacılık ve Uzay Bilimleri Enstitüsü (AIAA), NASA gibi havacılık ve uzay bilimleri alanında dünyanın en güçlü kuruluşlarının ve şirketlerinin işbirliği ile düzenleniyor. Bu yıl 16. kez gerçekleştirilen yarışmaya, 8’i Türkiye’den olmak üzere 59 takım katıldı. İTÜ ARISAT’ın sponsorluğunu Turkcell Superonline üstlendi.


KENDİ ENERJİSİNİ ÜRETEN UYDU

CanSat Competition, gerçek uydu sistemlerinin yapım prosedürlerinin aynen uygulandığı model uydular tasarlanmasını hedefliyor. 2014 için yarışmaya yeni bir koşul eklenerek, takımların kendi enerjisini üretebilen uydu tasarlaması istendi.

ARISAT MODEL UYDU NASIL YARIŞTI?

Uydu yaklaşık 670 metreden serbest bırakılarak paraşüt ile yavaşlatıldı ve hızı saniyede 12 metreye düşürüldü. 500 metreye geldiğinde iki parçaya ayrılan uyduda ikinci parça, pasif bir yavaşlama sistemi olmaksızın saniyede 10 metrenin altında bir hızda tutuldu. Aynı zamanda kendi enerjisini üretmeye başlarken, iniş sırasında basınç değerini, sıcaklığı ve ürettiği voltaj değerini paket veri olarak yer istasyonuna iletti.

Atlasjet’ten Ramazan ayına özel fiyatlar!



Atlasjet’ten 24 Temmuz’a kadar bilet alanlar, 28 Haziran - 24 Temmuz 2014 tarihleri arasında iç hatlarda İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan 52 TL’den, İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan ise her şey dahil 72 TL’den başlayan fiyatlarla uçuyor.

 Atlasjet’ten Ramazan ayına özel fiyatlar!
Atlasjet’ten Ramazan ayına özel fiyatlar!Atlasjet, Ramazan ayında yolcularına iç hatlarda çok özel fiyatlarla uçuş yapma imkanı sunuyor. Atlasjet’in, internet sitesi www.atlasjet.com veya mobil sitesinden 24 Temmuz 2014 tarihine kadar bilet alan yolcular, 28 Haziran - 24 Temmuz 2014 tarihleri arasındaİstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı çıkışlı ve varışlı tüm yurt içi uçuşlarda her şey dahil 52 TL’den, İstanbul Atatürk Havalimanı çıkışlı ve varışlı tüm yurt içi uçuşlarda ise her şey dahil 72 TL’den başlayan fiyatlarla seyahat etme şansı yakalıyor.

Atlasjet’in Ramazan ayına özel fiyatlarıyla yolcular, İstanbul çıkışlı ve varışlı olarak Adana, Antalya, Bodrum, Dalaman, İzmir ve Gaziantep’e uçuş yapabiliyor. Üstelik Atlasjet yolcuları, Ramazan kampanyasından aldıkları biletlerde EkonomiPlus’ta sunulan 77cm koltuk aralıkları, ücretsiz zengin ikramlar, ücretsiz koltuk  seçimi, 20 kg bagaj taşıma hakkı, pek çok şehirde havalimanına ücretsiz otobüs servisi gibi hizmetlerden yararlanmaya devam ediyor.

Yer: LAX Havalimanı, bagaj alma bölümü


Yer: LAX Havalimanı, bagaj alma bölümü
Adı Angela Trimbur… Kötü hava şartları nedeniyle uçuşunu kaçırmış. Tatilde ailesinin yanına gidemiyor… Ama ne yapıyor?

 Yer: LAX Havalimanı, bagaj alma bölümü
Angela Trimbur’un bu videosu Youtube’ta 6 milyon kişi tarafından seyredildi. Tatilde uçuşunu kaçırdı, ailesinin yanında olamadı. Bunu kafasına takmadı ve dans ederek sıkıntısını unutmaya çalıştı…İşte o dans:

16 Haziran 2014 Pazartesi

Küçük Uçak Motoru nasıl yapılır




Yıldır Motoru
Yıldız tipi motor, (radyal motor) silindirleri bir daire merkezine karşı sıralanmış motorlara denir. Bu motor türünde tüm piston kolları tek biyel muylusuna (resimde piston kollarının bağlı olduğu ortadaki döner kısım) bağlı olarak çalışırlar. Yıldız tip motorlarda ateşleme aralığının düzgün olabilmesi için; 4 zamanlıları tek sayıda, 2 zamanlıları çift sayıda silindirli olarak yapılır. Bu tertip şeklinde beygir gücü başına düşen motor ağırlığı 2 kg civarındadır. Bu nedenle uçaklarda ve bazı deniz taşıtlarında rahatlıkla kullanılır.

Uçak tuvaleti sifonu insanı çekecek kadar kuvvetli mi?

1. Uçak tuvaletinde sifonuna klozete otururken basınca insanı çeker mi?

Yıllarca tuvaletin deliğinden çıkacak canavara inanmış bir nesiliz. Bunun üzerine uçağın sifonuna basıldığın vakum sesini duyunca aklımıza haklı olarak bu soru geliyor. Bu tamamen bir şehir efsanesi. İşin aslı, uçakta en az suyla maksimum temizlik için kullanılan vakum sistemi. Düğmeye basıldığında 160 kilometre/saat hızla sistem vakumluyor. Ama sizi çekmiyor!



2. Bir kadın yolcunun tuvalette vakumlanıp kaldığı doğru mu?

Olay doğru. 2002’de Amerikan Havayolları’nda yaşanan olayda aşırı kilolu olan yolcu klozette otururken düğmeye basmış ve sıkışmıştı. Ancak yolcu aşırı kiloluydu. Uçak indikten sonra teknisyenin yardımıyla herhangi bir sağlık sorunu yaşamadan yolcu tuvaletten çıkartıldı.


3. Tuvalet atıkları uçarken dışarı mı atılıyor?

Zannedildiği gibi uçaktan aşağıya atılmıyor. Atıklar inişten sonra özel araç tarafından çekiliyor ve arıtıldıktan sonra kanalizasyona veriliyor.


4. Tuvaletlerdeki su içilir mi?

Sular özel filtrelerden geçirildikten sonra uçağa basılıyor. Ancak su kullanım amaçlı. İçmemekte fayda var.


5. Uçak tuvaletinde neden kültablası var?

Uçaklarda sigara içmek yasak. Ancak tuvaletlerde kül tablası bulunuyor. Bazı yolcular, uzun uçuşlarda tuvalete sigara içmek için giriyor. Sigaranızı yaktığınız anda alarm sistemi ikaz vermeye başlıyor. Bu durumda bir çok yolcu panikle yanan sigarasını tuvalet kağıtlarının olduğu çöp kutusuna atarak yangın çıkmasına neden oluyor. Hatta Kanada’da 1987’de meydana gelen kazada bir yolcu tuvalette sigara içmiş ve izmariti söndürmeden atması sonrasında yangın çıkmıştı. Bu kazanın ardından havacılık otoriteleri tüm uçak tuvaletlerine kül tablası konulmasını zorunlu hale getirdi.


6. Tuvaletin kapısı dışarıdan açılır mı?

Kabin memurları gerektiğinde açabiliyor. Yani kapıyı kitlediğinizde tamamen izole edilmiş değilsiniz!


7. Tuvaletler ücretli mi olacak?

Ryanair’in patronu Michael O’Leary’nin tamamen gündeme gelmek için söylediği sözler uzun süredir tartışılıyor. Her hizmetten ücret alan Ryanair’in bu politikasını tuvaletlere de uygulayacağını söylemesinin ardından ‘ayakta yolculuk’ gibi bu sözler de tartışıldı. Havacılık otoriteleri, ayakta yolculuk gibi ücretli tuvaletin de uçakların kabinlerinde olamayacağını açıkladı. Tuvaletin insani bir ihtiyaç olduğunu belirten havacılık otoriteleri, böyle bir tasarıma izin vermeyeceğini belirtti.


8. Yolcular tuvalette ortalama ne kadar süre kalıyor?

Ortalama dört dakika. Araştırmalar kadın yolcuların biraz daha uzun süre tuvaleti kullandıklarına dikkat çekiyor.


9. Tuvalete en çok ne düşürülüyor?

Cebinizden düşen gözlük sistemin tıkanmasına, tuvaletin devre dışı kalmasına neden olabiliyor. Tıkanan tuvaletlerden en çok çocuk bezi, pasaport, saat ve cüzdan çıkartılıyor. Sistemin dayanıklı olması için örneğin Airbus A380 uçaklarının borularında titanyum kullanılıyor. Vakum sistemine yapılan testlerde tuvalete düşürülen kalem pile rağmen düzgün çalıştığı görülüyor.


10. Tuvalette en çok ne unutuluyor?

Takma dişler ilk sırada. Cep telefonlarının oranı da yüksek. Ama en ilginci geçen yıl bulunan altın külçeleriydi. Hangi yolcunun unuttuğu bilinmiyor ama Jet Airways’e ait uçağın tuvaletinde 1 milyon dolar değerinde altın külçeleri bulunmuştu.




Uçaktan paraşütsüz atlayan cengaver...




Uçuş korkusu ne zaman ortaya çıkar?



Uçuş veya uçak korkusu tek başına olabileceği gibi uçuş ile ilişkili kapalı yer, yükseklik korkusu gibi bir veya daha fazla fobinin bileşeninden de ortaya çıkabiliyor veya panik atakla ilişkili olan agorafobi gibi başka nedenlere de dayanabiliyor. 
Uygun bir tedaviyle uçuş korkusunu yenmenin mümkün olduğunu ancak bunu başarmak için cesaret ve çaba göstermenin önemine dikkat çeken Neolife Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Bora Telaferli şu bilgileri veriyor:
“Kişi, kendindeki kaygıyı tetikleyen nedenleri tespit edebildiğinde ilk adımı atmış oluyor. Uçuş korkusunun tek başına bir fobi olmadığını unutmamak gerekiyor. Uçmaktan korkan çoğu insanda, kapalı yer korkusu gibi korkular bulunuyor. Çoğu ‘uçuş korkusu’ bulunan kişi uçmanın güvenli olduğunu kabul ediyor ancak yine de korkutucu buluyor ve korkularını güvenlilik istatistikleri ile yatıştırmakta güçlük çekiyor. Bu bağlamda fobilerin mantıklı olmadığı bilinse de bu korkuya tek başına çözüm bulunamıyor.

MEZUNİYET, EVLENME, BOŞANMA, ÖLÜM...

Geçmişte yaşanmış olumsuz deneyimler, uçuş esnasındaki panik duygusunu tetikleyebiliyor. Belli bedensel hislere karşı duyarlılaşmış kişiler türbülans, kalkış veya inişten ya da yerden binlerce metre yüksekte olmaktan dolayı dehşete kapılabiliyor. Bazı kişiler yaşadıkları kaygının bir felakete yol açabilecek olmasından da endişe duyabiliyor. Uçuş korkusu bulunanların yüzde 90’ından fazlasındaki ortak payda; uçuş sırasında kaygılarının dayanılmaz düzeye varacağı korkusunu yaşamaları oluyor. Genellikle insanlar bir uçuş sırasında beklenmedik bir panik duygusu yaşıyor ve ardından bir sonraki uçuşta bu dehşete düşmelerine neden olan belirtilerin tekrar ortaya çıkacağından korkmaya başlıyor. Bu paniklerin tipik olarak 17 ile 34 yaş arasında, doğum, ölüm, evlenme, boşanma, mezun olma gibi önemli yaşam değişiklikleri sırasında ortaya çıktığı görülüyor. Uçuş korkuları çok nadiren gerçekten travmatik bir uçuşla ilişkili olabiliyor.

KORKUYLA YÜZLEŞMEK

Uçuş korkusu oldukça sık görülmekle beraber, bunu yaşayan kişilerin yüzde 20’sinin iş ve sosyal yaşamları olumsuz etkileniyor. Fobilerin üstesinden gelmenin önemli noktalarından birinin korkulan tetikleyicilerle yüz yüze gelmek. Korkulardan kaçınmanın korkuyu beslediğini ve pekiştirdiğini unutmamak gerekiyor. Uçuş korkusunda veya bir uçuşu düşünürken yaşanan korkuda önemli boyutlarda bir beklentili kaygı bulunuyor. Uçuş korkusu üzerine özel olarak odaklanan bilişsel-davranışçı terapiler korkunun üstesinden gelinmesinde uçuş korkusu yaşayanlara oldukça yardımcı oluyor. Terapide nefes alma teknikleri, kalkış, iniş veya türbülans sırasında bedensel duyumlara karşı duyarlılaşmış kişilerde duyarsızlaştırma teknikleri kullanılıyor. Ayrıca, uçaklar ve uçuş hakkında bilgilendirmenin de kaygının giderilmesinde oldukça önemli bir rolü bulunuyor. Bu nedenle terapilerde uçuş simülasyon programlarından da yararlanıyoruz. 
Uçuş korkusu yaşayan kişilerde, yaşanan korkunun ağırlığı ile doğru orantılı olarak, terapi veya ilaç + terapi uygulanabiliyor.